Ana içeriğe atla

The Usual Suspects || Film Yorumu

Son zamanlarda nedense kitap okuyasım ya da film izleyesim gelmiyor havalardan mıdır nedir. Ama bu film bayadır listemdeydi ve uzun zamandır merak ediyordum.
Birbirini tanımayan beş sahtekar, teşhis amacıyla sıraya dizilmek üzere karakola getirildiklerinde birlikte bir soygun yapmaya karar verirler. Bunlardan bir tanesi eski bir polis olan Dean Keaton'dır. Bu beş sahtekar bir soyguna girişirler fakat nasıl bir işin içine düştüklerinin farkında bile değildirler.
Filmin başları biraz sıkıcı geldi bana. Çok fazla karakter olduğu için filmin yarısına kadar 'O kimdi ya?' modunda kaldım ama yarısından sonra film Keyser Söze'nin etrafında dönmeye başlıyor ve olaylar o kadar hızlı ilerliyor ki ne zaman sona geldiğinizi anlamıyorsunuz bile.
Kafa dağıtmanız için değil de daha çok kafa yormanız gereken bir film. Olayları sıkı takip ederseniz belki Keyser Söze'yi bile bulabilirsiniz :) Çok başarılı bir film, boşuna 90'ların klasiklerinden demememişler. Oyunculuklar özellikle Kevin Spacey (Verbal Kint) çok iyiydi. Eğer hala izlemediyseniz izleyin derim.
puanım: 4.8/5 yayın yılı: 1995 süre: 1 saat 48 dk imdb: 8.5/10 nerden izleyebilirim: unutulmaz filmler .com'dan (ben bulamadığım filmleri genellikle ordan izliyorum) yada netflix'ten

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Queen's Gambit || Dizi Yorumu

Herkese selam! Nasılsınız? Umarım iyisinizdir. Çıktığından beri çok sevilen ve bundan birkaç hafta önce Amerika'nın Oscar ödüllerinden sonra en fazla rağbet görülen ödül töreni olan Golden Globe'da ödül üstüne ödül alan bir diziyle geldim: Queen's Gambit. 9 yaşındayken yetimhaneye gönderilen Beth, orda bir hademe ile arkadaş olur. Satranca karşı büyük bir yeteneğinin ve ilgisinin olduğunu keşfeden hademe, onu bazı arkadaşlarıyla tanıştırır. Onlar da bu kızın satrançta olağanüstü bir yeteneğinin olduğunu görünce onu lisedeki satranç klubündeki çocuklarla oynaması için çağırırlar. Günlerden bir gün, bir aile Beth'i evlat edinir. Yeni hayatına alışmaya çalışan Beth, gittiği bir markette satranç dergisi görür ve onu gizlice alır. Satranç turnuvalarının düzenlendiğini öğrenir ve bu turnuvalara katılmaya başlar. Önce kendi kasabasında yarışmaya başlayan Beth, gittikçe hem Amerika'da hem de dünya çapında bilinir bir satranç oyuncusu haline gelir. İşinde en iyileri...

Joy || Film Yorumu

Selam millet! Birbirinden güzel oyuncuların olduğu bir film ile geldim :) Konusu 1980'lerin Amerika'sında 3 çocuklu bir anneyi anlatıyor. Annesiyle babası boşandıktan sonra bunalıma giren annesine bakmakta olan Joy, bu arada kendisi de boşanmıştır ve evinin bodrum katında eski eşi yaşarken ona babası da eklenir. Küçüklüğünden beri bir şeyler icat etmeyi ve yeni fikirler bulmayı seven Joy, bir gün aklına bir fikir gelir ve bunu ailesine açıklar. Babasının sevgilisi ona sponsor olur ama başta ikisi de Joy'un fikrinin gereksiz olduğunu, işe yaramayacağını söyler. Önlerine bir sürü sorun çıkar ama Joy bir şekilde projesini hayata geçirmeyi başarır. Filmin sonlarına doğru bazı uğradığı kumpaslar ve yanlış yönlendirmeler sonucu hiç istemediği bir duruma düşer. Genel olarak çok güzel bir filmdi. Jennifer Lawrance'ın oyunculuğunu ilk kez izledim diyebilirim çünkü hiç Açlık Oyunlarını izlemedim. Ama bu filmdeki oyunculuğunu çok beğendim. Önüne türlü türlü engelle...

Call Me By Your Name || Film Yorumu

1 ay aradan sonra selam canlar! Okul başladığı için dersler biraz yoğun gidiyor, kitap okumaya da film izlemeye de çok vakit bulamıyorum ama bu film uzun zamandır hem aklımda hem de listemdeydi. Aranızda izleyenler var mı? Eğer hala izlemediyseniz ve izlemeyi düşünüyorsanız izlemeden önce sizi aşağıdaki yoruma alalım :) Konusu: 1983 yılı yazı sırasında 17 yaşındaki Amerikalı-İtalyan Elio Perlman günlerini ailesinin İtalya'nın kuzeyindeki 17. yüzyıldan kalma villasında klasik müzik yaparak, okuyarak ve arkadaşı Marzia ile flört ederek geçirmektedir. Elio, Greko-Roma kültüründe uzmanlaşmış seçkin bir profesör olan babası ve onu elit kesim meyveleriyle, doğal lezzetlerle şımartan, çevirmen olan annesi Annella ile bir arada olmaktan ziyadesiyle memnundur. Elio'nun olgunluğu ve entelektüel birikimi, onu tam teşekküllü bir yetişkin gibi gösteriyor olsa da, özellikle kalpteki konularda onun hakkında hala masum ve biçimlenmemiş olan çok şey vardır. Bir gün, doktorasını sürdüren b...